Saraybosna

SARAYBOSNA / SARAJEVO

Saraybosna’da kiraladığımız apartman dairesinde ev sahibi karı-koca bize evi tanıttıktan sonra, onlara kendime nereden bir mont alabileceğimi sordum. Pazar günü olduğu için hiçbir yerin açık olmadığını söylediler. Yüz ifademi görünce, ev sahibi kendi evine gidip yarım saat sonra bir kucak dolusu montla döndü. Aralarından üstüme uyan bir tanesini seçtim ve kendimizi Saraybosna’nın sokaklarına attık daha fazla zaman kaybetmeden… sb003 Biraz başa saracak olursak; Nisan ayının başında kızımın okulundaki bahar tatili nedeniyle önceden program yapmış ve Saraybosna’da birkaç gün geçirmeye karar vermiştik. Ankara’dan İstanbul aktarmalı olarak gidecektik. Atatürk Havalimanında elimizi kolumuzu sallaya sallaya, rahat rahat dolaşabilmek için de her zaman olduğu gibi çantalarımızı bagaja vermiş, hatta montlarımızı da içine koymuştuk. Karlı ve soğuk bir Nisan öğleden sonrasında Saraybosna’ya inip de bagaj konveyörü boşalınca benim bagajımın İstanbul’da kaldığını anlamıştık. Dışarıda sıcaklık sıfır dereceydi, lapa lapa kar yağıyordu ve ben gömlekle dolanıyordum ortalıkta!

Resim1

Gezginler için mevsimlerin ve ufak aksaklıkların önemi olmadığını hatırlayarak hemen bir araba kiraladık ve kalacağımız apartman dairesine doğru yola koyulduk. sb004 Kaldığımız yer, eski Saraybosna’nın merkezi sayılan Başçarşı’ya çok yakındı. Savaşta yakılmış ve sonrasında yeniden yapılmaya çalışılmış milli kütüphanenin karşı kıyısındaydı. Saraybosna’yı ortadan ikiye bölen Miljacka nehrinin üstündeki köprülerden biri olan Seherija köprüsünden geçerek eski bir Osmanlı Çarşısı olan Başçarşı’ya 250 metrede ulaşılıyordu. sb44 sb001Önce hızlıca bir keşif turu yaptık. Başçarşı’daki hediyelik eşya dükkanlarına göz attık, ahşaptan yapılma eski Sebil’in etrafında turladık.

sb006                     sb009sb007        sb008 sb019   sb018 Başçarşı’da hepsi de birbirine çok yakın olan Brusa Bedestenini, Gazi Hüsrev Bey bedestenini, medresesini ve camisini, tarihi saat kulesini, Ferhadiye camisini, tarihi sinagogu (star hram), katedrali (srca Isusova), sırp Ortodoks kilisesini, Morica hanı dolaştık zaman kaybetmeden. Saraci caddesinde ve onun devamı olan Ferhadiye caddesinde gezindik. sb005 sb002 Üşüyünce ve acıkınca Bravadziluk sokağındaki Ferhatovic köftecisine attık kendimizi. Metal tabakta, yanında kıyılmış soğan ve ızgaradaki köftelerin yağına bastırılmış pidenin arasında getirilen (bize biraz tuzlu gelen) köftelerimizi yedik afiyetle. sb017       sb016 sb031 Yeni bir Saraybosna sabahına dinlenmiş bir şekilde uyanır uyanmaz, kahvaltı için yine Başçarşı’ya gittik hemen. Bravadziluk sokağındaki Bosna Börekçisine oturduk ve çay eşliğinde nefis Boşnak börekleriyle kahvaltımızı yaptık. (Daha sonraki sabahlarda kahvaltımızı Başçarşı’daki Sac börekçisinde yaptık. Porsiyonları daha doyurucu ve daha lezzetli geldi bana).

Kahvaltının ardından bu sefer sakin sakin, eski Saraybosna’daki gezilecek yerleri gezdik yeniden. sb013

sb021Osmanlı’dan Avusturya-Macaristan dönemine, oradan da günümüze uzanan anların, izlerin peşinden gittik.

sb020

1992-1995 yılları arasındaki 3 yıllık kuşatmanın izlerini silmek istemeseler de ben görmezden gelmeye çalıştım ama çok başarılı olamadım. sb022        sb023 Yine de okuyanları kederlendirmemek için sadece en masum mermi izlerini görüntülemeye çalıştım. sb027Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip’in, Avusturya tahtının veliahtı Arşidük Franz Ferdinand ve eşini öldürdüğü Latin Köprüsünü adımladım boydan boya. sb011Köprüden karşıya geçip At Mejdan’da soluklandım ve günlük koşuşturma içinde olan şehir sakinlerini gözlemledim bir süreliğine. Sıkılınca soğuk Miljacka nehrinin kıyısında kısa yürüyüşlere çıktım. Üşüdüğümde şirin ve sıcak bir yer aradı hep gözlerim ve Cevabi – Boreg – Bosnian caffe üçlüsünü tattım her canım çektiğinde. sb025    sb024   sb034    sb033  sb035    sb032  Tutkum olan tramvayları takip ettim eskiden yenilere doğru. Eskimiş koltuklarında otururken bu şehirliymişim gibi hayal ettim kendimi. sb037 Akşam olduğunda birbirine benzeyen ve içinde sıcak sohbetlerin koyulaştığı kafelerde Boşnak kahvesini yudumladım keyfini çıkararak. sb030               sb028

Bosna bağlarındaki üzümlerden yapılan lezzetli şaraplardan tattım, Saraybosna’da üretilen biraları denedim.

Ama en güzeli, kendimi hiç yabancı gibi hissetmedim bu şehirde…

Resim2Sonunda bir kez daha, gerçek bir gezgin için zamanın ve mekanın sadece ufak bir ayrıntı olduğunu fark ettim…

SARAYBOSNA’YI  MERAK EDENLERE NOTLAR:

  1. Başçarşı: Eski Saraybosna’nın eski bir Osmanlı çarşısı. Safranbolu, Bursa, İznik, Beypazarı, Hamamönü karışımı bir yer. Gezip görülecek önemli yerlerin çoğu hep burada ya da buraya yürüme mesafesinde bulunuyor. Tarihi sebilden saat kulesine, camilerden bedestenlere, kilise ve katedralden sinagoga, hediyelik eşya dükkanlarından börekçilere, köftecilere ve kahvecilere kadar hepsi iki adım uzaklıkta birbirine. Bir günde rahatlıkla hepsi tamamlanır.
  2. Başçarşı Sebili: Ilıca mahallesinde, başçarşının girişinde, yapımı 1755’e uzanan bir buluşma noktası sanki.                                                                sb38 - Kopya2
  3. Latin Köprüsü: daha önce değindiğim gibi, 1. Dünya savaşının başlamasına dekor olarak katkıda bulunmuş, Miljacka nehrinin üzerindeki köprülerden birisi. Köprüden karşıya geçince de At Mejdan’a ulaşılıyor.                  sb012
  4. Umut Tüneli (Hope Tunnel, War Tunnel): Havaalanının bitişiğinde, bir evin içinden giriliyor 800 metrelik tünele. Kuşatma zamanında yapılmış ve bu tünel sayesinde Saraybosna’da yaşayan halka gıda ve destek malzemelerinin ulaştırılması mümkün olmuş.
  5. Vjecna Vatra (Sonsuz Ateş): Dünya savaşında ölen asker ve sivillerin anısına 1946 yılında yapılmış ve o günden bugüne sönmeden yanıyormuş (Birkaç ufak kaza ve sakarlık hariç).                                                                             sb010
  6. Cevabi (Bosna Köftesi): İnegöl köftesine benziyor. Metal bir tabakta kıyılmış soğan ile birlikte ve köftenin yağına bastırılmış pidenin arasında servis ediliyor. Hamburger köftesi gibi büyük bir disk şeklinde yapılanına da Pljeskavica deniyor. Köftecilere ise Cevabdzinica.
  7. Boreg (Boşnak Böreği): Yemeden dönülmez. Çoğunlukla kıymalı oluyor (boreg). Ama patatesli (krampiruşa), peynirli (sirnica) ve ıspanaklı da (zeljanica) yapılıyor. Önce karışık bir porsiyon alıp, sonra hangisini severseniz ona yönelebilirsiniz. Mesela benim favorim patatesli. Artanını da paket yaptırırsınız (artarsa!). Bir porsiyonu 250 gram ve oldukça tatmin edici. Özellikle Başçarşı’da, ama neredeyse her yerde küçük küçük börekçi dükkanları var ve bunlara da boregdzinica deniyor. Bu arada fırınlara da Pekara.
  8. Bosna Kahvesi: Aslında onlar da Türk Kahvesi diyor. Bakır tepsi içinde, bakır cezvede ve kulpsuz fincan ile geliyor. Yanında da birkaç tane lokum ve su. Ayrıca sert olduğunu düşünüp hafifletmek isteyenler için bir cezve ile kaynatılmış su da getiriyorlar. Servisi de kendiniz yapıyorsunuz. Hazırlarken önce bir cezveye kahveyi koyuyorlar, başka bir cezvede kaynattıkları suyu kahvenin üzerine döküp, bir taşım daha kaynatıyorlar. Afiyet olsun!                       sb029
  9. Saraci Caddesi: Başçarşı’da, görülecek yerlerin çoğunun yan yana, karşı karşıya sıralandığı çok şirin, bence bir sokak. Gazi Hüsrev bey Medresesini geçince Ferhadiye Caddesi olarak devam ediyor. İstiklal Caddesinin küçültülmüşü gibi bir havası var sanki Ferhadiye’nin. Bu caddenin ucunda da sonsuz ateş bulunuyor. Devamında da Mareşal Tito Caddesiyle birlikte artık Yeni Saraybosna başlıyor. Yani AVM’ler, iş merkezleri, plazalar, yüksek oteller, parlamento binası, ticaret merkezleri gibi yerler.
  10. AVM Tutkunlarına: Marsala Tita Caddesinde ve devamında BBI Centar, Alta Shopping Centar, SCC (Sarajevo Centar). Saraybosna’nın yeni yüzü. Tüm dünyadaki benzerleri gibi. Alta’da VaPiano bile var.   sb036sb015
Reklamlar
Bu yazı Gezi Yazıları içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

5 Responses to Saraybosna

  1. Oguz URKER dedi ki:

    Biz de ne zaman olur bilmiyorum ama gitmeyi düşünüyoruz. Paylaşım için teşŸekkürler.

  2. Volkan KONUK dedi ki:

    Hocam bazı olumsuzluklarla başlamasına rağmen keyifli zaman geçirdiğiniz belli oluyor. Bosna’ya gitmek isteyenler için vermiş olduğunuz tablet bilgiler de hoş olmuş.

  3. Anonim dedi ki:

    Gitmiş kadar olduk Murat Bey.

  4. n.güzel dedi ki:

    Murat hocam, anlatımınıza geçmeden resimlere öylesine baktım ve bende bizden bir yerlermiş gibi hissetim .Anlatımınızdan sonra da hiç yabancılık hissetmedim.Kaleminize sağlık, yine güzel bir gezi akabinde güzel bir yazı olmuş..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s