Pamukkale

pamukkale15

Pamukkale, zaman zaman Ankara’dan tatil için Egeye gittiğimiz zamanlarda dinlenme, özlem giderme aracı oldu hep yıllardır. Marmaris’e, Bodrum’a, Kuşadası’na, hatta İzmir’e giderken bile yolumuzu değiştirip bir geceliğine de olsa mola verdik Pamukkale’de.


pamukkale03

pamukkale01

1986 senesinde Murat ve Metin’le beraber Datça’ya giderken yola geç çıkmış, akşam güneş batmak üzereyken Pamukkale’ye ulaşmıştık. O zamanlar otomobiller travertenlerin dibine kadar gidebiliyordu ve Murat 124’ümüzü hemen travertenlerin bitişiğinde bulunan kampingin otoparkına çekmiş, ilk gecemizi İtalyan gezginlerin karavanları arasında açık havada geçirmiştik. Ertesi gün ve da ederek Datça’ya doğru yola koyulmuştuk.

pamukkale05     pamukkale04

1991’de okuldan mezun olduğumuzda mecburi hizmete gitmeden önce Cüneyt’le son bir kez güney ege ve Akdeniz sahillerini dolaşmaya karar vermiş, ilk noktamız yine Pamukkale’nin travertenleri olmuştu. Ertesi gün Pamukkale bizi Marmaris’e uğurlamıştı. Bir keresinde de annem , babam ve kardeşimle İzmir’e giderken yolumuzu değiştirerek Pamukkale’ye uğramış, özlem giderip biraz soluklandıktan sonra İzmir’e devam etmiştik.

pamukkale13           pamukkale14

Eşim ve kızımla Bodrum’a giderken ise yine Pamukkale’ye uğrayacak ve bir gece konuğu olacaktık.

pamukkale07b      pamukkale07 - Kopya

Eskiden travertenlerin dibine kadar gidilip kontrolsüzce travertenlerde gezilebiliyordu. Oteller vardı ve suların bir kısmı otellere gittiğinde Pamukkale daha bir hüzünlü oluyordu. Daha sonra oteller ve havuzlar kapatıldı, içeriye araç girmesi önlendi, neredeyse 1 kilometre uzağa park edilip yürüyerek yanına yaklaşılır oldu. Tahta platformlar yapıldı ve sadece bazı bölgelere ve o da çıplak ayakla girilmesine izin verilmeye başlandı.

pamukkale18

Karahayıt, Hierapolis harabeleri, onun eşsiz amfi tiyatrosu, agorası ve gymnasiumu, her ne kadar beyaz travertenlerin gölgesinde kalsa da, bilenler ve meraklıları yine buraları ziyaret etmeyi de unutmuyorlar.

pamukkale17

Daha öncesinde gitmediyseniz, birkaç saatliğine de olsa bir an önce gidin. Hierapolis harabelerini bir sonraki sefere bıraksanız bile, ayaklarınızı daldırın travertenlerin ılık sularına ve o eşsiz yumuşak, gıdıklayıcı duyguyu hissedin ayak tabanlarınızda… Konuşuruz sonra…

pamukkale16

Reklamlar
Bu yazı Gezi Yazıları içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to Pamukkale

  1. Haluk nogAy dedi ki:

    Cok guzel bır yazı nostaljı ve görüntüler uymuş Ahmet cım

  2. Nurhan dedi ki:

    Her zamanki gibi eni konu gezmişsiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s