Kütahya

Kütahya’da Bir Kış Günü (2013)

kütahya04

Yeni gelen yılın ilk haftası soğuk bir akşam üstüydü Kütahya’ya vardığımızda. Eldivenlerimi giymiş, beremi de başıma iyice çekmiş, soğuktan korunmaya çalışırken Kütahya’ya çok dikkatli bakamamıştım. Kalacağımız Hilton Garden Inn otele yerleştikten sonra Cumhuriyet caddesinde akşam küçük bir keşif turu yaptık. Aslında herkes “Sevgi Yolu” diye biliyor bu trafiğe kapalı caddeyi. Yemek için de Sevgi yolundaki Ali Paşa Camisinin karşısındaki Osmanlı Restaurant’a gittik.

kütahya01

Sabah soğuk ama güneşli bir güne uyandık. Kahvaltıdan sonra güneş biraz da yükselince Kütahya’yı keşfe başladık. Otelin resepsiyonundan harita istemiştim ama yine de en iyisi Turizm danışma ofisine uğrayıp oradan broşür de alırım diye düşünmüştüm. Ancak kapalıydı.

Kütahya’nın merkezi, üstteki fotoğrafta da görünen ortasında çinili vazo bulunan meydan. valilik, belediye ve  saat kulesi de burada.

kütahya03

Bu meydandan “Sevgi Yolu”na geçiliyor. Sevgi yolunda dolaşa dolaşa yolun sonundaki Ulu Camiiye kadar çıktık. Yoldaki heykellere, camilere, hamamlara baka baka, çok da uzun değil, yaklaşık 800 metrede yolun sonuna geldik.

kütahya06Ali Paşa Camii, 1796 yılında yapılmış.

kütahya07Küçük hamam şimdi restaurant olarak işletiliyor.

kütahya08Yolun devamındaki Karagöz cami ve önündeki leylekler…

kütahya09 kütahya10

Dönenler Camii de 14. yüzyılda Mevlevihanenin semahanesi olarak inşa edilmiş. Karşısındaki meydanda da bir Mevlevi heykeli var. Bugün cami olarak kullanılıyormuş.

kütahya11Kütahya’nın en büyük ve görkemli camisi ise “Ulu Camii”. Dönenler camisinin hemen yukarısında. Yıldırım Bayezid zamanında yapılmaya başlanmış, 1401 yılında tamamlanmış.

kütahya14
Bu iki caminin arasında da Kütahya Arkeoloji Müzesi var. Burası da aslında 1314 yılında yapılmış bir medrese. Umur bin Savcı veya Vacidiye medresesi. Kültür Bakanlığı tarafından 1965 yılında müzeye dönüştürülmüş.

kütahya13Arkeoloji  Müzesindeki en önemli eser, Kütahya’ya 57 km. uzaklıktaki Çavdarhisar’da bulunan Aizanoi antik kentinden getirilmiş olan Amazonlar Lahdi. Dünyadaki sayılı Amazon lahitlerinin arasında durumu en iyi olanlardan birisiymiş.

kütahya16Müzenin arkasındaki yoldan (Sultan Bağı Caddesi) yukarıya doğru çıkılınca da Jeoloji Müzesine ulaşılıyor. Aslında bu yapı da 16. yüzyılda yapılmış Şengül hamamı.

Jeoloji müzesinin kapısı kilitliydi ve kapısında bir kağıt yapıştırılmıştı. Üzerinde de “Yandaki idare binasındayım.” yazıyordu. İdare binasının kapısını çaldık, genç birisi açtı kapıyı. Müzenin bekçisi, görevlisi, daha doğrusu herşeyiymiş! Anahtarı alıp müzenin kapısını açtı, ışıkları yaktı, eserlerin üzerindeki naylonları kaldırdı. Daha sonra da bu işin uzmanı gibi bizi şaşırtacak derecede ayrıntılı bilgi vermeye başladı. Hangi taşın ya da madenin nereden çıkarıldığını, talktan elmasa kadar madenlerin sertlik derecelerini, değerlerini, ve daha bir çok enteresan şeyler anlattı.

kütahya19kütahya18

kütahya17Jeoloji Müzesinde bir odayı da kömür madeni şeklinde düzenlemişler. Buradaki malzemelerin hepsi, gerçek bir kömür madeninde kullanılan gerçek malzemelermiş.

Jeoloji müzesinde bir hayli şaşırdıktan sonra, ara sokaklarda eski yaşantıların izlerini aradık.

kütahya20

kütahya21

kütahya28

kütahya27kütahya29

Eski evlerin arasında, eski sokaklarda dolaştık ve Macar sokağındaki Kossuth Müzesine geldik.

kütahya22

Macar özgürlük savaşının öncülerinden Lajos Kossuth, 1850 yılında ailesi ve arkadaşlarıyla Türkiye’ye sığınarak bu evde yaklaşık iki sene oturmuşlar. Macaristan Anayasa Tasarısını da Kossuth bu evde hazırlamış. Daha sonra ev sahibi bu evi eşyalarıyla birlikte bağışlamış ve Kültür ve Turizm Bakanlığı da bu evi restore ederek Lajos Kossuth anısına müze olarak açmış. Ücretsiz olarak geziliyor.
kütahya24

kütahya26kütahya25

Kossuth keyif adamıymış bence. Evin çok hoş odaları, çok özel köşeleri, tam keyiflik mekanları ve güzel bir de bahçesi var. Geldiğimizde buranın da kapısı kapalıydı. Çalınca içerideki tek görevli kapıyı açtı. Daha önce gezdiğimiz Dönenler camii, Arkeoloji Müzesi ve Jeoloji Müzesi gibi buranın da tek ziyaretçileri bizdik.

kütahya33

kütahya32

Kütahya’da da Beypazarı ya da Hamamönü gibi bir sokağı (Germiyan sokağı) ve sokaktaki eski Kütahya evlerini restore etmişler. Hem sorarak hem de elimizdeki haritanın yardımıyla o sokağı da bulduk. Kütahya Belediyesi 1912 yılında yapılan Şapçızade ve Karaca konaklarını restore ederek Kütahya Kent Tarihi Müzesi olarak açmış. Giriş 1 TL.(Bu müzenin de tek konuklarının biz olduğunu yazmama gerek var mı?).

kütahya38

Müzede bizi kapıda karşılayan Mustafa Bey önce üst katları gezmemizi, daha sonra en alt kata indiğimizde ayrıntılı bilgi vereceklerini söyledi.

Müzenin ikinci katında, Kütahya’daki ev yaşamı ve konaktaki odaların iç mekanları gelin, düğün, kına, selamlık, giysiler, yatak odası, mutfak ve halı dokumacılığı gibi günlük hayat canlandırılmıştı.

kütahya35       kütahya36

Birinci katta ise Kütahya’da ve tüm Anadoluda kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerden olan demirci, bakırcı, kalaycı, keçeci, sepetçi, dülger, bıçakçı, semerci, nalbant, saraç, kunduracı gibi meslek grupları, bölümler halinde mankenlerle ve fotoğraflarla canlandırılmıştı ve bunlara ait aletler yer almaktaydı.

kütahya37
Giriş katına indiğimizde bizi rehberimiz Feride Hanım bekliyordu. Kütahyanın 4000 yıl öncesinden başlayıp, günümüze kadar bütün tarihini en ince ayrıntılarıyla anlattı. Bir odada Kütahya’nın 100 yıl önce çekilmiş siyah beyaz fotoğrafları ve fotoğrafların arkasında da günümüzde çekilmiş yenileri vardı. Fotoğrafları çevirerek yenisini ve eskisini karşılaştırma olanağı bulduk.

kütahya46Bu fotoğrafı da yine aynı odada çektim. Bu duvarın karşısına bir ayna, fotoğrafın önüne de bir sandalye koymuşlar, aynadan kendi fotoğrafınızı çekebilirsiniz yazıyor ama ben beceremedim. Ancak bu kadar oldu. Arkadaki öğrenciler, Kütahya’da Cumhuriyet döneminin ilk öğrencileriymiş.

Bu keyifli ve doyurucu tanıtımdan sonra müzede çalışan Feride Hanım, Mustafa Bey ve arkadaşları Ayça Hanım bize çay ikram ettiler. Hem dinlendik, hem ısındık, hem de hoş bir sohbet oldu.

kütahya31

Müzeden çıkınca, yine Ulu camiiye doğru yürüdük. Amacımız Çini Müzesini gezmekti ancak acıktığımızı hissettik ve daha önce arkadaşımız Asım Şepitçi’nin önerisi üzerine Saman Pazarında bir esnaf köftecisi olan Nefis Köfte’ye gittik.

kütahya40    kütahya41

Burası küçücük bir köfte salonu. Menü yok. Yer de yok zaten. garson sizi masaların birine oturtuyor. Dar ve uzun masaların altındaki tabureyi çekerek ilişiyorsunuz. Masada da küçük tabaklar içinde süs biberleri var. Küçük bir de üst katı varmış ama sonradan farkettik. Garson sadece “Bir mi bir buçuk mu?” diye soruyor. Kütahya’da yediğim en lezzetli yemek bu oldu! Yine Asım Şepitçi’nin önerisiyle köftecinin karşısındaki helvacıdan helva tattık ve çok taze olan yaprak helvadan aldık. Bir dahaki sefere daha çok alacağım kesin.

kütahya45

Karnımız doyunca, Ulu caminin arkasındaki Çini Müzesine kapanmadan yetiştik. Sizce kim vardı müzede bizden başka? Kütahya’nın çinilerini ve güzelliğini anlatmaya ise hiç gerek yok.

kütahya43    kütahya44

kütahya42Bu da Çini Müzesinin en hoşuma giden eseri…

Biliyorum hem çok eksik kaldı, hem de çok sıradan bir yazı oldu. Kütahya’ya bir daha gideceğim, eksik kalan yerleri gezeceğim, öykülerini anlatacağım. Ama havalar biraz ısındıktan sonra…

Kütahya (2. Bölüm)’de ne var?

1- Kütahya Kalesi

2- Aizonai (Çavdarhisar) antik kenti

3- Kütahya mutfağı ve Tavşanlı leblebisi

4- Kütahya’nın çeşmeleri ve bedestenleri

5- Dumlupınar

6- Frig Vadisi

Reklamlar
Bu yazı Gezi Yazıları içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

16 Responses to Kütahya

  1. Leyla dedi ki:

    Ben Kütahya’dan geçtim ama hiç bu kadar renkli gelmemişti bana…Senin gözünle bakmak başkaymış:)))

  2. Halil dedi ki:

    Dr.um teşekkürler tekrar gezmiş kadar oldum.Sırada neresi var 🙂

  3. asim dedi ki:

    Doktorum kofteci onerim icin adimi verebilirsin,helvacidan hic bahsetmemissin…

  4. asim dedi ki:

    Fotograflar ve anlatim super olmus….

  5. Anonim dedi ki:

    Kıskandım ama ben şimdi:) Neyse ön keşif olsun bu, bir daha ki sefere rehberimiz sisziniz artık:9

  6. Gonca dedi ki:

    anonim göbek adım benim:)

  7. ahmet dedi ki:

    Ben kütahyalıyım Sabuncu pınar-seydıkoy arası frıgvadısı vaar orası olsa ıyı olurdu
    Ben koy Seydıkoy beklerım sızı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s